Selahaddin Mahmud el-Cuburi: Irak’ın bölünmesi Türkiye’nin bölünmesidir

Irak’ta etkin direniş grubu Sa’d bin Ebî Vakkas Ordusu Resmi Sözcüsü Selahaddin Mahmud el-Cubûrî, Amerikan-Türk ittifakının sürekli Türkiye aleyhine geliştiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Irak’taki Amerikan siyaseti, Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit etmektedir. Irak’ın bölünmesi, Türkiye’nin ve diğer İslam ülkelerinin bölünmesinin başlangıcıdır. Washington yönetimi, dünyaya, sadece Amerika’nın büyük çıkarları penceresinden bakmaktadır. Yapmayı söylediği şeyin tersine davranmaktadır. Yalan ve aldatmanın tuzağına düşmemeniz gerekiyor.”

Emperyalist işgal gücü ABD ordusunun, Irak’tan çekilmesinden sonra işbaşındaki kukla hükümete karşı direniş sürerken, Irak’taki aktif silahlıdireniş grubu Sad bin Ebî Vakkas ordusu sözcüsü Selahaddin Mahmud el-Cubûrî ile yaptığımız röportaj, Irak’ta yaşanan son gelişmelere büyük ışık tutmaktadır. Cubûrî, “Irak’ın bölünmesi, Türkiye’nin bölünmesidir” dedi.

* * *
-Sad bin Ebî Vakkas ordusu Irak’taki aktif silahlı bir direniş grubu. Acaba grubunuz Irak’ta şu ana kadar ne gibi bir rol oynadı?

-Irak’ta Sa’d bin Ebi Vakkas Ordusu’nun da içinde bulunduğu bütün cihad grupları, Amerikan işgal ordusuna güçlü darbeler indirmede önemli rol oynamışlardır. Hepimiz, asrın Tağutu ve Firavun’unu mağlup etmeyi başardık. Allah’a (c.c.) olan güvenimiz tamdır, bizi ölüm ayırmadıktan sonra ABD galip gelemeyecektir.

-Irak’ı işgal eden Amerika görünüşte askerlerini çekti. Bundan sonra ne olacak?

-Amerikan ordusunun Irak’ta yaptıkları doğru olmayan işler ve Safevi çizgisindeki mezhepçi hükümetin sapkın davranışları, Irak’ın geleceğini yeni siyasetin mümkün bütün olasılıkları açısından çok daha belirsiz hale getirmektedir. Ancak bizim önce Allah’a (c.c.) sonra silahımıza olan imanımızla diyoruz ki, onlarla belirli bir zaman diliminde değil nesiller boyu savaşacağız. Onlar kuyruklarını yere sürterek onursuz bir şekilde ve hüsranla bu ülkeden ayrılmak zorunda kalırken biz ülkemizde yaşamaya devam edeceğiz.

İRAN, İŞGALİN EN ETKİLİ KOLU

-Irak direnişçileri İran’ın Irak’taki rolü hakkında hiç de iyi sözler söylemiyorlar. Size göre İran’ın Irak’taki rolü nedir ve sizin İran’a bakışınız nasıldır?

-İran, Irak’ın kuzeyinden güneyine kadar işgalin en etkili koludur. İslam’ı, bütün mekanizmaları, siyasi araçları ve mezhebi kültürüyle, sahte bir İslam’la yıkmaya gelmiştir. Gerek istihbarat aygıtlarıyla gerek alimleri, toplum liderlerini ve doktorları tasfiye etmeye çalışan ahtapot gibi kollara sahip şebekelerle Irak’ta son derece yıkıcı bir rol oynamakta, Irak’ın alt ve üstyapısını yok etmekte, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını yağmalamakta, Arap ve İslam kültürünü yok etmeye çalışmaktadır. Irak’ın gerek toprak gerekse halk olarak bölünmesinde İran’ın ciddi bir rolü vardır. İran’ın ABD ve İsrail’e karşı her türlü tavrı, Arap ve Sünni muhitini, düşmanlarının bir olduğu yönünde ikna etmek için başvurduğu taktik manevradan başka bir şey değildir. Çünkü Allah biliyor ki onlar yalan söylemektedirler. Onlara karşı tavrımız kılıçtan başka bir şey olmaz.

-Irak’taki siyasi arenaya bakışınız nasıldır? Sizce Irak parlamantosuna giren müşrik veya mürted midir?

-Örf ve ıstılahta siyasetten kasıt, kamunun (halkın) işleriyle ilgilenmek ve yönetim işlerine bakmaktır. İslam, bir ümmet inşa etmek ve devlet kurmak için gelmiştir. İslam’ın öngördüğü bu yönetim şekli adaleti ikame eder, küfre ve fesada karşı savaşır, ahkamı uygular. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), uyarıcı ve müjdeleyici olmasının yanı sıra ümmetin önderiydi, toplumun yöneticisiydi, devletin imamıydı. Bu sebeble, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) siyaset kelimesinin çağdaş anlamıyla tamamen bir siyasi faaliyet içerisinde olmuştur. Ancak bunu, doğal olarak şer’i siyasetin kurallarına uygun olarak ve ideal rabbani bir yaklaşım içerisinde yapmıştır. Peygamber Efendimizde bizim için güzel bir örneklik vardır. Biz, İslam devletini kurmak istiyoruz. Doğru bir siyasi faaliyet yürütüyor, ümmetin maslahatlarıyla kendimizi kayıtlı görüyoruz. İşgal yönetimi altında siyaset yapılmasına ise kesinlikle karşı çıkıyoruz.

“AMERİKA TÜRKİYE’NİN ULUSAL  GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR”

-Türkiye hükümetinin Irak direnişi hakkındaki tavrı hakkında neler söylersiniz?

-Türk Parlamentosunun Amerikan ordusuna ve uçaklarına kendi topraklarından kalkarak Irak içlerine saldırıda bulunmasına izin vermesi Irak’ı olumsuz bir şekilde etkilemiştir. Bilindiği gibi Türkiye Parlamentosu, işgalin başlarında Amerika tarafından iki arada bir derede bırakılmıştır. Türkiye, işgalden sonra Amerikan yönetiminin özellikle de anayasa önerisi ve federalizm konusundaki siyasetine yönelik tavır almıştır. 

-Son olarak Türkiye hükümetine ve halkına yönelik bir mesajınız var mı?

-Irak’taki Amerikan siyaseti, Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit etmektedir. Irak’ın bölünmesi, Türkiye’nin ve diğer İslam ülkelerinin bölünmesinin başlangıcıdır. Washington yönetimi, dünyaya, sadece Amerika’nın büyük çıkarları penceresinden bakmaktadır. Yapmayı söylediği şeyin tersine davranmaktadır. Yalan ve aldatmanın tuzağına düşmemeniz gerekiyor. Müslüman halkın ve hükümetin Irak direnişini ciddi bir şekilde kucaklaması ve gerekli lojistik desteği vermesi gerekmektedir. Son olarak, Amerikan-Türk ittifakının dengeli olmadığını ve bu ittifakın sürekli Amerika’nın lehine işlediğini düşündüğümüzü söylemek istiyoruz.   Iraklı direnişçiler Amerikalı askerler çıktıktan sonra da operasyonlarına ara vermediler. Uzmanlara göre direnişçilerin hâlâ operasyon yapması Amerikan askerlerinin tamamının çıkmadığını gösteriyor.

12 Şubat 2012

Röportaj: Osman Akyıldız

Yeni Akit

 

Yorum ekle

Uyarı : Yorumlar bölümünde yer alan yorum,eleştiri,bilgi ve tavsiyeler «Shamil-Online web sitenin fikrini yansıtmaz»
Kişilerin kendi görüşlerine dayanmaktadır.Buradaki fikir ve eleştiriler tercihinize uygun olmayabilir.
Yapılan yorum, bilgi, tavsiye tamamen kişilerin kendi sorumluluğundadır.
Yayımlanan yorum, fikir ve eleştirilerin içeriğinden sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.


Güvenlik kodu
Yenile

Bir Hadis